HASTALIKLAR VE TEDAVİLERİ

Baş ve Boyun
Boğaz Hastalıkları
Burun Hastalıkları
Kulak Hastalıkları
Horlama ve Uyku
Baş Dönmesi ve Denge Bozuklukları
Allerji
Allerjik Rinit
KBB'de Koruyucu Hekimlik
Ses ve Konuşma
Burun Estetiği
Migren
Diş Gıcırtdatma ve Diş Sıkma
Botoks Uygulamaları
Alın Germe
Çene Ucu Düzeltme
Göz Kapağı Ameliyatı
Yüz Germe - Facelift
Yüz Gençleştirme
Yüz (Fasiyal) Deri Kanseri
Yara İzi Revizyonu

 

Melih Ömür

 

Op. Dr. Celal ÜNVER

 

 

 

 

 

 

 

Melih Ömür

 

Op. Dr. Celal ÜNVER

 

 

 

 

 

 

 

 

Melih Ömür

 

Op. Dr. Celal ÜNVER

 

 

 

 

 

 

 

 

Melih Ömür

 

Op. Dr. Celal ÜNVER

 

 

 

 

 

 

 

 

Melih Ömür

 

Op. Dr. Celal ÜNVER

 

 

 

 

 

 

 

Melih Ömür

 

Op. Dr. Celal ÜNVER

 

 

 

 

 

 

 

 

Melih Ömür

 

Op. Dr. Celal ÜNVER

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Melih Ömür

 

Op. Dr. Celal ÜNVER

 

 

 

 

 

 

 

Melih Ömür

 

Op. Dr. Celal ÜNVER

 

 

 

 

 

 

 

Melih Ömür

 

Op. Dr. Celal ÜNVER

 

 

 

 

 

 

 

 

Melih Ömür

 

Op. Dr. Celal ÜNVER

 

 

 

 

 

 

 

 

Melih Ömür

 

Op. Dr. Celal ÜNVER

 

 

 

 

 

 

 

 

Melih Ömür

 

Op. Dr. Celal ÜNVER

 

 

 

 

 

 

 

Melih Ömür

 

Op. Dr. Celal ÜNVER

 

 

 

 

 

 

 

 

Melih Ömür

 

Op. Dr. Celal ÜNVER

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Melih Ömür

 

Op. Dr. Celal ÜNVER

 

 

 

 

 

 

 

 

Melih Ömür

 

Op. Dr. Celal ÜNVER

 

 

 

 

 

 

 

 

Melih Ömür

 

Op. Dr. Celal ÜNVER

 

 

 

 

 

 

 

 

Melih Ömür

 

Op. Dr. Celal ÜNVER

 

 

 

Ses ve Konuşma

SES ESTETİĞİ

-Ses nasıl oluşuyor?

-Sesle ilgili görülen hastalıklar neler?

-Güzel ya da çirkin sesin kalıtımla ilgisi var mı?

-Kötü bir ses insanları nasıl etkiliyor.

-En çok kimlerde görülüyor, görülme sıklığı nedir?

-Kötü bir ses düzeltilebilir mi?

-Teşhiste neler yapılıyor?

-Tedavisinde neler yapılıyor? Ne kadar sürüyor, hangi yöntemler kullanılıyor?

-En çok kimler ses tedavisine ihtiyaç duyuyor.

-Kimlerin ses tedavisinden yaralanmasını öneriyoruz?

SES KISIKLIĞI 

-Ses kısıklığı neden olur?

-Sebepleri nelerdir?

-Ses kısıklığını kim tedavi eder?

-Kulak burun boğaz uzmanına ne zaman gitmeliyim?

-Ses kısıklığı nasıl değerlendirilir?

-Nasıl önlenmeli?

-Sık rastlanan bazı organik ses kısıklığı nedenleri nelerdir ve nasıl tedavi edilir?

SES TELİ FELÇLERİ VE ÇİFT TARAFLI SES TELİ FELÇLERİNDE UYGULADIĞIMIZ LAZER KORDOTOMİ TEKNİĞİ

-Ses teli felçlerinde bulgular nelerdir?

-Ses teli felçlerinin nedenleri nelerdir?

-Ses teli felcinin tanısında kullandığımız yeni bir teknik

-Ses felçlerinin tedavisi var mıdır?

-Çift taraflı ses teli felçlerinin tedavisinde lazer kullanarak uyguladığımız yeni teknik nedir?

SES ESTETİĞİ

 

Ses nasıl oluşuyor?
İnsan sesi, ses teli denilen gırtlağımızın içindeki iki kıvrımın yan yana gelmesiyle oluşur.
Yan yana gelen ses kıvrımları aşağıdan yani akciğerlerden üflenen hava ile titreşime geçer.
Bu titreşim erkeklerde saniyede 100 defa kadınlarda saniyede 200 defa ses kıvrımlarının     
aynı el çırpar gibi birbirlerine çarpmalarına neden olur. Böylece ses ortaya çıkar.

Sesle ilgili görülen hastalıklar neler?
İnsan sesini bozan çok sayıda hastalık vardır. Bu hastalıklar doğuştan olanlar,
iltihabi olanlar, travmaya bağlı olanlar, sesi kötü kullanmaya bağlı olanlar, kanser gibi tümörle ilgili olanlar, ses teli felci gibi nörolojik hastalıklar veya psikojen ses hastalıkları  grupları olarak kabaca ayrılabilirler. Ses kullanımında sorun yaşayan hastaları fonksiyonel ses bozukluğu grubunda inceliyoruz. Her grubun içinde de onlarca hastalık saymak olasıdır.

sayfabaşı

Güzel ya da çirkin sesin kalıtımla ilgisi var mı?
Sesimiz de yüzümüz veya parmak izimiz gibi sadece bize aittir. Sesimizin sözelliğini kromozomlarla anne ve babamızdan alırız.Yani kalıtım kuralları burada da geçerlidir. Yüzümüzün anne veya babamıza benzemesi gibi sesimiz de anne ve babamızınkine benzer. Tabii ki herhangi bir nedenden sorunlu değilse. Ancak güzel veya çirkin ses anne babadan gelebildiği kadar zaman içinde işlenerek daha da güzelleşebilir veya kötü kullanılarak veya sigaranın etkisine maruz bırakılarak çirkinleştirilebilir.

Kötü bir ses insanları nasıl etkiliyor.
Kötü bir ses hem çıkaranı hem de dinleyeni rahatsız eder. Hatta kötü değil de yaşına veya cinsine uymuyorsa bile çok rahatsız eder. Örneğin çocukluktan erişkinliğe geçmiş bir erkeğin sesi delikanlı gibi değilde çocuk gibi çıkarsa ona " kız Ali" derler, ya da çok sigara içen genç bir bayana telefonda "Pardon beyefendi ben Aayşe hanımı aramıştım" derler. Bunlar kişi için çok rahatsızlık verici durumlardır ve zaman içinde kişinin psikolojisini bozar. Mümkün olduğunca konuşmaktan kaçar veya insan içine çıkmaz olur. Bu gibi vakalar görüyoruz.
Bir kez  doğuştan ses teli anomalisi olan kurt sesli bir çocukla karşılaştık. Sesi Meler gibi çıkan veya fısıltı gibi çikan insanlarda psikolojik olarak bunalım içindedirler.

sayfabaşı

En çok kimlerde görülüyor, görülme sıklığı nedir?
Bütün insanlar hayatlarında mutlaka bir kaç kez ses kısıklığı yaşayacaklardır. Bu ses kısıklıkları bebekte  ya da 80 yaşındayken olabildiği gibi bir kaç saat sürebilirken tüm yaşam boyu kalıcı da olabilir. Ses bozukluklarının görülme sıklığı ile ilgili arştırmalr çok az yapılmış durumda ve gerçekleri yansıtmaktan uzak çünkü bir çok ses bozukluğu sorunu eczaneden alınan pastillerle geçiştirliyor. Toplumda rastlanma sıklığını sağlıklı olarak bilemsek de hangi hastalıklara daha çok yakalanıldığını biliyoruz. Yapılan çeşitli araştırmalar sesi kötü kullanmaya bağlı nodül-polip-ödem gibi hastalıklarla, sigarayla ilişklendirilen kroniklarenjit-lökoplazi-kanser gibi hastalıkların en yaygın ses hastalıkları olduğunu ortaya koymuş durumda. Bu tip hastalıkların ardından en çok ses teli felçleri ve psikojenik-fonksiyonel ses bozuklukları geliyor. Bu hastalıkların rastlanma sıklığı yaşa ve cinse göre çok değşmekle beraber genelleme yapılırsa ses bozukluklarına en çok 25-65 yaşları arasında rastlanmaktadır.

Kötü bir ses düzeltilebilir mi?
Evet, ortada sesin kötüleşmesini açıklayan bir hastalık varsa o hastalık ortadan kaldırılır. Yoksa ses eğitimi ile ses daha güzelleştirilmeye çalışılır.

Teşhiste neler yapılıyor?
Teşhiste öncelikle çok ayrıntılı bir hikaye almak gerekiyor. Hastanın aldığı en basit bir ilaç bile önem kazanmaktadır. Boynu eğik tutma alışkanlığı bile sesi bozabilmektedir. Ses bozukluğu olan hastaya onlarca soru somak gerekmektedir. Daha sonra ses tellerinin görünümü gelişmiş kameralarla ekranda gözlenir. Daha sonra rahatsızlığa yol açabilecek diğer organlar örneğin burun sinüsler, kulak mide vs araştırılır. Gerektiğinde bilgisayarlı ses analizi, röntgen, tomografi veya EMG denilen sinir ölçümü yapan cihazlarla ileri tetkikler gerçekleştirilebilir.

sayfabaşı

Tedavisinde neler yapılıyor? Ne kadar sürüyor, hangi yöntemler kullanılıyor?
Kötü bir sesin tedavisinde sesi kötüleştiren nedenler bulunabilirse onların ortadan kaldırılmasına çalışılır. Bu hastalığa veya soruna göre değişir. Eğer sesi bozan  bir ses teli iltihabıysa antibiyotik verilir. Ama kötü ses kişinin sesini yanlış kullanmasından veya sigara içiminden kaynaklanıyorsa o zaman bir ses uzmanı denetiminde ses eğitimi veya sigara yasagı sesin düzelmesini sağlıyabilir. Ses hastalıkları ne kadar çoksa tedavileri de en az o kadar çoktur çünkü her hastalık için bir kaç tedavi olanağı olabilir. Bazı tedaviler yarım saat kadar kısa sürerken bazıları aylar hatta yıllar alabilir. Kullanılan başlıca yöntemler  ilaçla tedaviler, cerrahi yöntemler ve ses eğitimidir.

En çok kimler ses tedavisine ihtiyaç duyuyor.
See tedavisine en çok hayatini sesi ile kullananlar ve sesi toplum içinde kişinin reddedilemesine neden olacak kadar kötü olanlar ihtiyaç duyuyor. Hayatini sesiyle kazananlar arasinda ön sırayı şarkıcılar, tiyatro ve opera sanatçıları alıyorlar. Ardindan avukatlar, öğretmenler, imamlar, politikacilar, doktorlar, pazarlamacılar, sunucular, dj ler vs geliyor.
Bazı santçıların seslerinin 1-2 saat bozulması onlara milyarlarc alira zarar verebiliyor.

Kimlerin ses tedavisinden yaralanmasını öneriyoruz?
Ses tadavisinden öncelikle sesini kullanarak hayatını kazananlarla sesi yüzünde toplumdan itilmeye maruz kalanların yararlanması gerekmektedir. Yani şarkıcılar ses sanatçıları tiyatro sanatçıları, politikacılar, ögretmenler, avukatlar, doktorlar, imamlar, sunucular, DJ ler ve pazarlamacılar. Ayrıca sesği kötu olduğu için toplumdan dışlana kişilerinden ses tedavilerinden faydalanmalkarı gerektiğini düşünüyorum.

sayfabaşı

SES KISIKLIĞI 

Ses kısıklığı neden olur?

Sesin oluşumunda temel olarak üç sistem rol oynamaktadır. Bu sistemlerden birincisi jeneratör sistemdir. Jeneratör sistem basınçlı hava çıkışını sağlayan akciğerler tarafından oluşturulur. İkincisi vibratuar (titreşen) sistemdir ve bu görevi gırtlak üstlenir. Son olarak da oluşturulan sesin anlaşılabilir bir konuşma şeklinde ifade edilmesini sağlayan rezonatör sistem görev alır. Bu sistemi de farinks, dil, damak, dudaklar, burun ve paranazal sinüsler oluşturmaktadır.
Jeneratör sistemin oluşturduğu basınçlı hava, ses tellerinin orta hatta birleşip titreşmesine ve sesin oluşumuna neden olmaktadır. Oluşan sesin şiddetini ses telleri altında akciğerler tarafından oluşturulan (subglottik) basıncın büyüklüğü belirlemektedir. Bu basınç ne kadar yüksek ise sesin şiddeti de o kadar büyük olur. Ses tellerinin gerginliği ve boyu arttıkça sesin saniyedeki titreşim sayısı (frekansı) artar, böylelikle ses incelir.
Ses kısıklığı, hastaların sıkça ses kalitelerindeki değişimi tanımlamada kullandıkları bir terimdir. Aslında bu terim vokal trakt boyunca olabilecek herhangi bir patolojiyi tanımlıyorsa da, esas olarak ses tellerindeki patolojik titreşim sonucu oluşan bir gırtlağın fonksiyon bozukluğudur.

sayfabaşı

Sebepleri nelerdir?

Ses kısıklığı temel olarak iki ayrı kategoriye ayrılabilir. Bunlardan birincisi akut (ani gelişen), diğeri ise kronik (müzminleşmiş) ses kısıklığıdır.
Akut ses kısıklıkları genelikle gırtlaktaki bölgesel enflamasyonlar (örneğin akut larenjit) sonucunda oluşurlar. Etken çoğunlukla virüsler, sesin hatalı veya aşırı kullanımı ve sigara kullanımıdır. Kronik ses kısıklıkları ise ses teli polibi, ses teli nodülü, gırtlağın kötü hastalıkları, nörolojik bozukluklar, sigara kullanımına bağlı kronik irritasyon, mideden gelen asit kaçağı veya herhangi bir patolojik durum olmaksızın fonksiyonel nedenlerle olabilir.
Ses kısıklığının bir başka sınıflandırma şekli ise organik bir patolojinin bulunup bulunmamasına göre yapılır. Bu durumu kısaca organik ve fonksiyonel ses kısıklığı nedenleri diye de ayırabiliriz.

1- Organik Ses Kısıklığı Nedenleri:
A- İnfeksiyöz Enflamatuar:
- Akut viral larenjit
- Bakteriyel trakeit/larenjit
- Larengotrakeobronşit
??? buraya açıklama gerekebilir
B- Non-infeksiyöz Enflamatuar:
- Larengofarengeal reflü
- Sigara irritasyonu
- Kronik öksürük
C- Travma (dıştan gırtlağa gelen travma)
D- Tümörler
- İyi huylu olanlar (kistler, ses teli polipleri, papillomlar, kondromlar, lipom, hemanjioma, nörofibrom)
- Kötü huylu olanlar (kanserler)
E- Sistemik:
- Hormonal bozukluklar (hipotiroidi, virulizasyon)
- Hastalıklar (romatoid artrit, sistemik lupus eritematosus, sarkoidoz, Wegener granülomatozu, tüberküloz, sifiliz, amiloidoz, pemfigus)
F- Nörolojik:
- Santral lezyonlar (kanamalar, kafa travması, multiple skleroz, nöral tümörler, Guillain Barre Sendromu)
- Periferik lezyonlar (tümörler, cerrahi; özellikle tiroid ve kardiyovasküler cerrahi, kardiyak ve nöromüsküler hastalıklar; aort anevrizması, myastenia gravis, spastik disfoni)

2- Fonksiyonel Ses Kısıklığı Nedenleri:
A- Psikojenik Disfoni (histerik afonisi)
B- Habitüel Disfoni
C- Ventriküler Disfoni

Fonksiyonel ses kısıklığı, gırtlakta organik bir patoloji olmadan ses kısıklığını ifade eder. Fonksiyonel ses kısıklığı, emosyonel durum veya kişilik özellikleri ile ilgili olarak ortaya çıkabilir. Değişik şekillerde görülebilir. Bunlardan Psikojenik Disfoni psişik nedenlerle veya kandırma amacı ile ortaya çıkan ses bozukluğudur. Organik bir neden yoktur. Genellikle kadınlarda görülen bu durum sıklıkla akut bir psişik travmayı izler. Hasta ani gelişen ses kaybından şikayetçidir. Fısıltı ile konuşma yetenekleri genellikle korunur. Gırtlak muayenesi normaldir. Öksürürken çıkan ses tamamen normaldir. Tedavide hastanın psişik durumunun düzeltilmesine çalışılır. Ses kısıklığının bir hastalığa bağlı olmadığı ve psikolojik olduğu söylenmelidir.
Habitüel disfoninin psikojenik disfoniden farkı ani olarak ortaya çıkmaması ve psişik travmadan çok hastanın kişilik özelliklerinden ve alışkanlıklarından dolayı olmasıdır. Hiperkinetik ve hipokinetik alt tipleri vardır. Hiperkinetikte gırtlak muayenesinde aşırı kasılmalar vardır. Konuşma sırasında boyun venlerinde genişleme ve boyun kaslarında kasılmalar izlenir. Tedavide davranış ve ses eğitimi yapılmalıdır. Tedavinin başarısında hasta motivasyonu çok önemlidir. Hipokinetikte gırtlak hareketleri konuşma için yeterli değildir. Genellikle sıkılgan, utangaç ve gelişmemiş kişilikli insanlarda görülür. Ses alçak ve güçsüzdür. Gırtlak muayenesinde ses tellerinin tam olarak kapanmadığı görülür. Tedavide ses eğitimi ve psikoterapi uygulanır. Ancak başarı oranı hiperkinetik disfoniye oranla daha düşüktür.
Ventriküler disfoni ise konuşmanın gerçek ses telleri yerine yalancı ses tellerinin titreşimi sonucu oluşmasıdır. Daha çok ses tellerinin, geçirilmiş bir ses teli felci, ışın tedavisi sonrası veya psikojenik sebeplerle yetersiz çalışması sonucunda ortaya çıkar. Tedavi konuşma terapisi ile yapılır. Bazı vakalarda tedavi amacı ile yalancı ses tellerinin lazer ile eksizyonu yapılabilmektedir.

sayfabaşı

Ses kısıklığını kim tedavi eder?
Soğuk algınlığı veya gribe bağlı oluşan ses kısıklıkları aile hekimleri, çocuk hastalıkları uzmanı veya dahiliye uzmanı tarafından da değerlendirilebilir. Ancak ses kısıklığının iki haftadan daha uzun süre sürmesi durumunda mutlak suretle bir kulak burun boğaz uzmanına başvurulmalıdır.
Ses problemleri günümüzde, profesyonel olarak gruplaşmış uzman ekipler tarafından değerlendirilmekte ve tedavi edilmektedir. Bu profesyonel uzman grup içerisinde kulak burun boğaz uzmanı, konuşma bozuklukları uzmanı, şan eğitmeni, nörolog, akciğer hastalıkları uzmanı ve psikiyatrist yer almalıdır.

Kulak burun boğaz uzmanına ne zaman gitmeliyim?
Ses kısıklığı iki haftadan uzun sürmüşse, ses kısıklığı ile birlikte, grip veya soğuk algınlığı dışında bir ağrı, kanlı öksürük, yutma güçlüğü, boğazda kitle hissi, birkaç günden fazla süren tam ses kaybı veya seste ciddi değişiklik olduğu durumlarda derhal kulak burun boğaz uzmanına gitmelisiniz.

Ses kısıklığı nasıl değerlendirilir?
Ses kısıklığını değerlendirmede anamnez çok önemlidir. Anamnezde semptomların süresi, sesi kullanım şekli ve sıklığı, sigara veya toksinlere maruz kalma ve nörolojik bir hastalık olup olmadığı dikkatlice sorgulanmalıdır. Anamnezden sonra muayeneye geçilmelidir. Muayenede rutin KBB ve baş boyun muayenesi sonrası spesifik larenks muayenesi yapılmalıdır. Larenks aynası ile yapılan dolaylı muayene sonrası, fleksible ve rijit endoskopik muayene yapılmalıdır. Rijit larengoskopi özellikle stroboskopik ışık altında yapılmalıdır. Böylelikle her bir vokal siklus ayrıntılı olarak incelenebilir. Fleksible nazofibroskopi ile konuşma sırasındaki larenksin hareketleri dinamik olarak değerlendirilebilmektedir. Tüm bu muayene yöntemlerine ilaveten mümkünse akustik analiz de yapılarak ses parametreleri hakkında objektif veriler elde edilmelidir.

sayfabaşı

Nasıl önlenmeli?

- Sigara içiyorsanız bırakınız.
- Alkol ve kafein gibi vücudu susuz bırakan faktörlerden uzak durunuz.
- Pasif sigara içicisi olmaktan kurtulunuz.
- Bol miktarda su içiniz.
- Evinizi nemlendiriniz.
- Baharat ve alkolden uzak durunuz.
- Sesinizi çok uzun süre ve çok şiddetli kullanmaktan uzak durunuz.
- Profesyonel ses eğitimi alınız.
- Sesiniz kısık ise konuşmak ve şarkı söylemekten kaçınınız.

Sık rastlanan bazı organik ses kısıklığı nedenleri nelerdir ve nasıl tedavi edilir?
Akut Viral Larenjit:
Genelikle burun, paranazal sinüsler ve farenksteki akut bir infeksiyona sekonder olarak ortaya çıkar. Damlacık yolu ile bulaşır ve en sık adeno virüs ile influenza virüs sebeptir. İklim değişiklikleri, vücut direncinin düşmesi, fiziksel veya psikolojik stres olayı başlatabilir. Temel şikayetler ses kısıklığı ve gırtlakta ağrı ve rahatsızlıktır. Bu şikayetlere çoğu zaman öksürük de eşlik etmektedir.  Ses tamamen kaybolmaz, ancak kaba bir ses vardır. Muayenede ses tellerinin beyaz görünümünü kaybettiği ve şiştiği gözlenir. Tedavide ses istirahatı, buhar inhalasyonu, soğuk, sigara ve alkolün yasaklanması gibi destekleyici bir tedavi uygulanır. Koyu ya da pürülan bir mukusun bulunuşu daha agresif bir tedaviyi gerektiren bakteriyel bir enfeksiyonu gösterir. Bu durumda tedaviye antbiyotikle birlikte mukolitik ajanlar ilave edilmelidir. Bu tedavi ile akut larenjitler birkaç gün içerisinde düzelir.
Kronik Larenjit:
Asıl sebebi bulmak genellikle zordur. Sigara, pürülan sinüzit ve diğer solunum yolu enfeksiyonları, endüstriyel gaz ve dumanlar, larengofarengeal reflü, sesin kötü kullanımı ve ağız solunumu iritasyon nedeni olabilir. Alkol de ses tellerinde ödem ve kanamanın daha kolay oluşmasına yol açar. Hastalar ses kısıklığı ve hafif öksürükten şikayetçidir. Bu şikayetler sinsi başlayabileceği gibi bazen de bir üst solunum yolu enfeksiyonu sonucu sürekli hale gelebilir. Muayenede ses telleri beyaz renklerini kaybetmiş, pembe ve kırmızı bir renk aldığı görülür. Gırtlak mukozası pürüzsüz ve düzenli ise biyopsi yapılmamalı, hasta yakın takip edilmelidir. Bu durumda ses istirahatı, sigara ve alkol yasağı ve uygun medikal tedavi ile tamamen iyileşme sağlanabilir. Ancak ses telleri üzerinde lökoplaki veya keratoza ait beyaz lekeler bulunuyorsa mutlaka biyopsi uygulanmalıdır. Biyopsi sonucuna göre de tedavi protokolü düzenlenmelidir.
Ses Teli Nodülü:
Nodüller, ses tellerinin serbest kenarlarında travma sonucu oluşan iyi huylu şişliklerdir. Bunlara şarkıcı nodülü de denmektedir. Genellikle ön 1/3 ile arka 2/3 birleşim yerinde bulunurlar. Bu nokta ses tellerinin titreşiminin en yoğun olduğu bölgedir. Sesin aşırı veya hatalı kullanımı travmaya neden olabilir. Nodülü olan hastalar genellikle agresif, sinirli kişilerdir. Ses kısıklığı yegane şikayettir. Erken dönemde nodül, her iki ses teli serbest kenarında yumuşak, kırmızı şişlikler olarak görülür. Tedavide nodüle sebep olabilecek sesin hatalı kullanımı önlenmeli, nodül oluşumuna yol açabilecek sinüzit ve larengofarengeal reflü gibi hastalıklar araştırılmalı ve bu hastalıkların bulunması durumunda da uygun medikal tedavi düzenlenmelidir.
Fibrotik veya sert nodül dediğimiz travmanın devamı halinde oluşan nasırlaşma durumunda cerrahi tedavi yapılabilir. Cerrahide klasik soğuk mikrolarengeal cerrahi yapılmalı, lazerden uzak durulmalıdır. Ancak mutlak suretle cerrahi öncesi ve cerrahi sonrası ses terapisi yapılmalıdır. Çocukluk çağı ses teli nodüllerinde ise cerrahinin yeri yoktur, ses terapisi yapılmalıdır.
Ses Teli Polibi:
Ses tellerinin iyi huylu tümörleridir. Erkeklerde ve sigara içenlerde sıktır. Hastalığın oluşumunda kronik travma ve sesin kötü kullanımı rol oynamaktadır. Alerji ve sigara gibi faktörler de polip oluşumunu etkilemektedir. Poliplerin ilk belirtileri ses kısıklığı ve solunum problemidir. Tek taraflı polipler farklı titreşimlere neden olarak seste çatallaşmaya neden olurlar. Poliplerde tercih edilen tedavi yöntemi mikrolarengeal cerrahidir. Cerrahide klasik soğuk cerrahi yanında lazerle eksizyon da yapılabilmektedir. Ameliyat öncesi ve sonrası mutlaka ses terapisi uygulanmalıdır.
Reinke Ödemi (Polipoid Dejenerasyon):
Ses tellerinde mukoza altındaki Reinke boşluğunda sıvı toplanması ile karakterizedir.
Nedenleri arasında alerji, enfeksiyonlar ve özellikle lokal irritanlar rol oynar. Sigara kullanımının ve kronik sinüzitin Reinke ödemi gelişmesinde önemli rol aldığı bilinmektedir. Son yıllarda mideden gelen asit kaçağının (larengofarengeal reflü) da Reinke ödemine yol açtığı gösterilmiştir.
Ses tellerinin hacmi, reinke boşluğundaki sıvı nedeni ile arttığı için ses tellerinin saniyedeki titreşim sayısı (frekans) azalır ve ses de kalınlaşmış olacaktır.
Son yıllarda sigara kullanımının kadınlarda da artması ile bu hastalık kadınlarda da sıkça görülebilmektedir.
Seste kısılma ve kalınlaşmanın yanında kuru bir öksürük ve boğazda yabancı cisim hissi de mevcuttur. Muayenede ses telleri hacimce artmış ve kızarık olarak izlenir. Bazen ödem o derece aşırı oluşur ki polipoid dejenerasyon meydana gelir. Tedavide mikrolarengeal cerrahi uygulanmalı ve ardından ses terapisi yapılmalıdır. Etyolojide etkili olan faktörler, özellikle sigara ortamdan uzaklaştırılmalıdır.
Gırtlak Kanseri:
Gırtlak kanserleri erkeklerde tüm kötü huylu tümörlerin yaklaşık  % 2.5'ini, kadınlarda tüm kötü huylu tümörlerin ise % 0.5'ini oluşturur. Günümüzde sigara kullanım oranının kadınlarda da artması bu oranı biraz daha artırmıştır. Genellikle 60 yaş civarında görülür. Literatürde 20 yaşın altında ve çocuklarda birkaç vaka bildirilmiştir. Gırtlak kanserlerinin % 40'ı supraglottik (ses tellerinin üzeri) bölgede, % 59'u glottik (ses tellerinde) bölgede ve % 1'i de subglottik (ses tellerinin altı) bölgede oluşmaktadır.
Gırtlak kanseri için risk faktörleri arasında sigara, alkol, mesleki faktörler, radyasyon ve son yıllarda oldukça popülerlik kazanan larengofarengeal reflü yer almaktadır.
Sigaranın alkolle birlikte kullanımı özellikle supraglottik kanser gelişiminde sinerjistik etki yapar.
Gırtlak kanserinin başlıca bulgusu ses kısıklığıdır. Bu bulgu özellikle glottik seviyedeki kanserler için geçerlidir. Buna karşın supraglottik seviyedeki kanserlerde yutma güçlüğü, kulağa vuran ağrı ve boğazda yabancı cisim hissi ön plandadır. Geniş ülsere tümörlerde ağızdan kan da gelebilir. Kesin tanı biyopsi ile konulur. Kanserin bulunduğu bölgeye ve büyüklüğe göre çeşitli cerrahi tedavi protokolleri vardır. Gırtlak kanseri nadiren uzak dokulara yayılır. Bu oran yaklaşık % 1-4 arasındadır.
İlerlemiş gırtlak kanserlerinde uzak dokulara yayılma ihtimali artar. En sık akciğerlere yayılır.
Sonuç olarak ses kısıklığının tedavisi nedene yöneliktir. Ses kısıklıklarının büyük bir çoğunluğu ses istirahatı ve sesin kullanımının yeniden düzenlenmesi ile tedavi edilebilir. Ses kısıklığının 2-3 haftadan uzun sürmesi durumunda mutlak suretle bir KBB uzmanına baş vurulması gerekmektedir.

sayfabaşı

SES TELİ FELÇLERİ VE ÇİFT TARAFLI SES TELİ FELÇLERİNDE UYGULADIĞIMIZ LAZER KORDOTOMİ TEKNİĞİ

Ses teli felçleri birçok nedenden dolayı oluşabilmektedir. Ses teli felçlerinin bir hastalık değil, hastalığın bir belirtisi olduğunu kabul etmek gerekir. Ses teli felçlerine neden olan faktörlerin listesi oldukça kalabalıktır.
Ses teli felcini ilk kez Hipokrat M.Ö. 4. yüzyılda tanımlamıştır. Daha sonra 2. yüzyılda Galen ses teli sinirinin anatomisini tanımlamıştır.
Ses teli felci oldukça yaygındır; ses teli sinirinin kafa içi bölümünden gırtlağa girişine kadar olan bölümünün hastalıklarıyla olur.

Gırtlağın felçlerini iki grupta incelemek mümkündür:
A- Duyusal hastalık: Gırtlağın duyusunun kaybolmasıyla ilgilidir. Çünkü gırtlağın duyusuyla hareket sağlayan sinirler farklıdır.
B- Hareket hastalığı: Burada hareket sağlayan sinirin etkilenmesiyle ilgilidir.

Ses teli felçlerinde bulgular nelerdir?
1- Tek taraflı ses teli felci: Ses teli genellikle orta hattın hafif dış yanında kalma eğilimindedir. Ses sıklıkla ses teli orta hattaysa normaldir. Ama dış yan tarafta yerleşimde kalmışsa kısa sürede kompanse eder, ancak hafif ses değişikleri kalır. Ancak ses tellerinin arasında belirgin ölçüde aralık kalıyorsa, o zaman ciddi ses kısıklığı ortaya çıkar.
2- Çift taraflı ses teli felçleri: Ses telleri orta hatta veya orta hatta yakın konumdaysa çok iyi ses çıkarırlar. Ancak soluk almada belirgin sıkıntı vardır. Acil müdahale gerekir.
3- Gırtlağın duyusunu sağlayan sinirin felci: Felç tek taraflı olduğunda, başlangıçta sıvılar akciğerlere kaçabilmektedir. Ancak kısa sürede vücut bu durumu telafi eder. Duysal sinir aynı zamanda ses telinin gerginliğini de değiştirir. Bu sinir dalının felcinde ise boğazda basınç duyusu, boğaz temizleme ihtiyacı, hafif derecede ses kısıklığı gelişir. Eğer bu duyusal sinirin her iki kasa hareket veren dalında felç ortaya çıkmışsa, hasta konuşma sesinin sıklıkla normal olduğunu, ancak şarkı söylerken sesinin değiştiğini ifade etmektedir. Çift taraflı duyusal sinir felçlerinde ise yiyecek ve sıvıların akciğere kaçması kaçınılmaz hale gelmektedir.

Ses teli felçlerinin nedenleri nelerdir?
Ses teli felçleri % 10 oranında kafa içi nedenlere bağlıyken, geriye kalan nedenlerin tümü boyun ve göğüs bölgesindeki sorunlardan kaynaklanmaktadır. Nedenleri şöyle sıralayabiliriz:
1- Akciğer, boyun, gırtlak, yemek borusu tümörleri,
2- Boyun travmaları,
3- Kalp büyümesi, doğuştan kalp problemleri,
4- Kafa travmaları,
5- Cerrahi: Özellikle guatr cerrahisini takiben,
6- Merkezi sinir sistemiyle ilgili hastalıkları: Tümör, damar hastalıkları,
7- Enfeksiyonlar,
8- Nedeni bilinmeyenler,
olarak sıralanabilir.
Görüldüğü gibi ses teli felçlerinin altında oldukça önemli, hayatı tehdit eden nedenler çıkabilmektedir. Burada amaç, önce nedeni ortaya koymak, sonra ses teli felciyle ilgili çözümler aramaktır. Ancak çift taraflı ses teli felci direkt olarak solunumu belirgin biçimde zora soktuğu için acil tedavi edilmeyi gerektirmektedir.
Akciğerdeki hastalıkların bile ses teli felcine neden olmaları, tamamen ses teli sinirinin seyri ile ilişkilidir. Sol ses teli felci daha sık görülmektedir. Ses teli sinirleri yemek borusu ve tiroit beziyle çok yakın ilişkidedir. Özellikle guatr cerrahisini takiben sinirin zedelenme olasılığı, değişik kaynaklara göre % 1-14 dolaylarındadır. Ayrıca şunu da belirtmemiz gerekir ki, nedeni bulunamayan grup, yine değişik kaynaklara göre % 4-50 arasında değişmektedir.

sayfabaşı

Ses teli felcinin tanısında kullandığımız yeni bir teknik
Ses teli felcinde hem ses teli sinirinin nerede zarar gördüğünü bulmak, hem de iyileşme şansının olup olmadığını anlamak amacıyla, ses telini hareket ettiren kaslara bir ince iğne ile girilerek kasların elektriksel gücünü ölçen larengeal elektromiyografi tekniğini kullanmaktayız.
Boyundan ince bir iğneyle gırtlak kaslarına girmek mümkün olur. Böylelikle cerrahiyi ne zaman uygulayabiliriz, sorusuna da kolaylıkla cevap bulmamız mümkün hale gelebilir. Ses telinin iyileşemeyeceğine karar verilebilmektedir.

Ses felçlerinin tedavisi var mıdır?
Duysal sinirin hareket dalının tek taraflı zarar görmesi durumunda tedaviye gerek yoktur. Ancak çift taraflı hastalandığında konuşma terapisine ihtiyaç vardır. Duysal sinirin tek taraflı hastalanmasında tedaviye gerek yokken, çift taraflı hastalandığında boyna delik açılmasını gerektirir. Burada amaç alınan yiyecek ve sıvıların akciğerlere kaçışını engellemek, bir de solunumu garantiye almaktır.
Ses taraflı ses teli felçlerinde, tedaviyi ses teli pozisyonu belirlemektedir. Ses teli orta ise tedaviye gerek yoktur. Ancak orta hattan uzaklaşmışsa, kullanılan bazı maddeleri ses teli içine enjekte ederek aralığı azaltmak veya ses telini bazı tekniklerle orta hatta yaklaştırmak esasına dayanır.
Tek taraflı ses teli felcine tek taraflı duysal kaybın eklenmesi tedavi yaklaşımını değiştirmeyecektir.
Çift taraflı ses teli felcinde, ses telleri orta hatta yakın pozisyonda ise solunum yolunu garantiye almak için boyna delik açılması gerekmektedir. Sonrasında klasik olarak ses telini hareket ettiren kıkırdağın çıkarılması, ses telinin bazı tekniklerle yana alınmaya çalışılması ve sinir transferi gibi seçenekler vardır.

sayfabaşı

Çift taraflı ses teli felçlerinin tedavisinde lazer kullanarak uyguladığımız yeni teknik nedir?
Biz lazer kullanımını takiben lazer kordotomi dediğimiz tekniği uygulamaktayız. Burada genel anestezi altında ağızdan yerleştirilen bir boruyla ses tellerini görünür hale getirip, mikroskop altında ve lazer yardımıyla ses telinin kıkırdakla birleşim yerine -yaklaşık olarak ses telinin arka 2/3 noktasına- lazerle dış yana doğru kesi atmak koşuluyla önemli bir solunum mesafesi kazanmaktayız.
Hastalar boyunlarına açılan delikten kurtulmaktadır. Hasta ameliyat sonrasında birkaç saat gözlenerek evine gönderilebilmektedir. Oldukça kolay ve başarı oranı yüksek bir tekniktir.
Ses teli felçleri sonuç olarak çok önemli rahatsızlıklardan kaynaklanan bir belirtidir. Ses felcine göre tedavi yaklaşımları farklıdır.
Lazer kordotomi tekniği yeni bir tekniktir ve kolay, başarı oranı yüksek bir ameliyat şeklidir.

sayfabaşı

Bağlantılı Sitelerimiz
www.me-di.com.tr
www.horlama.net www.seshastaliklari.com www.mehmetomur.com
www.dilaverozturan.com www.celalunver.com www.feyzielez.com
www.ertugrulucler.com www.mehmeterem.com www.melihomur.com
Copyright www.melihomur.com 2008 suBRosa Bilisim Güvencesiyle Yonca BAYRAK   
avukatlar hastaneler yayinevleri
tekstiller mobilyacilar kuyumcular En iyi Restaurantlar

Teşvikiye Mah. Hakkı Yeten Cad. No : 15/2 Doğu İş Merkezi 34365 Şişli / İstanbul
Tel:(0212) 296 82 68 (4 HAT) - Faks: (0212) 231 68 06